ANİ KAZISI BULUNTULARI
Beyhan KARAMAĞARALI-Turgay YAZAR
Ani’de 1989-2005 yılları arasında yapılan kazılarda çok sayıda
farklı tür, tip ve teknikte seramik ele geçirilmiştir [1]. Bunlar sırsız ve sırlı seramik
olarak iki ana grup oluşturmaktadır. Sırsız seramik buluntular kendi
içinde yalın-basit, mutfak kapları ve kırmızı astarlı seramik olarak
üç tür içinde ele alınabilir.
1. Sırsız Seramik
1.1. Yalın-Basit Seramik
Hamur: Yalın-basit seramik türünde açık kahverengi veya kırmızı
renkli hamur, çoğunlukla ince kumlu ve mineral katkılıdır.
Örneklerde seyrek küçük-orta boy taşçık, ender olarak da seyrek
kireç katkı görülür. Yalın-basit seramik türü içinde ayrı bir tip
oluşturan kürevî-konik gövdeli sıvı kaplarının, farklı hamur
özelikleri vardır. Bu kapların gri renkli hamurları ince kumlu,
seyrek organik veya kireç katkılıdır.
Yapım Tekniği:
Kapların tamamı çarkta biçimlendirilmiştir. Yüksek ısıda, sert
pişirilmiş ve tam okside olan kaplarda, hamur ile kabın dış rengi
aynıdır. Kapların iç ve dış yüzeyleri genellikle yalın olmakla
birlikte, çömlek gibi bazı büyük formların dış yüzeylerinde ıslak
sıvazlama izleri görülür. Az sayıda örnekte kulp ve ağız kenarı gibi
bölümlere kırmızı astar uygulanmıştır. Yalın-basit seramik tipi türü
içinde ayrı bir tip oluşturan kürevî-konik gövdeli kaplar ise çok
sert pişirilmiştir [2].
Kap Tipleri:
Yalın-basit seramik
türü, kap çeşitliliği açısından Ani’deki en zengin gruptur (Çizim
1). Kap tiplerini; tabak, çanak, kâse, çömlek, küp, şişe ve testi
gibi kaplarla, bu kaplara ait kapaklar ve dipler oluşturmaktadır. En
sık görülen kap tipleri sığ çanaklar ve çömleklerdir. Diğer türlerde
fazla görülmeyen testi ve şişe gibi formlar ile kürevî-konik gövdeli
kaplar yalın basit seramik türünün önemli bir grubudur. Kürevî-konik
gövdeli kaplar dar ağızlı, kısa boyunlu, alta doğru sivrilen oval
gövdeleriyle diğer formlardan farklılaşmaktadır (Resim 1).
Bezeme:
Kapların çoğunluğu bezemesizdir. Bazı örneklerde kabın boyun, gövde
veya kapak kısımlarında tek veya belirli aralıklarla yinelenen,
birbirine paralel ya da dalgalı hat şeklinde çizi-kazıma bezek yer
alır. Az sayıdaki küp parçasının ağız kenarı üzerinde yivli bezeme
görülür. Kürevî-konik gövdeli kaplarının bezemesiz örnekleri olduğu
gibi, dış yüzeylerinde kazıma veya baskı bezek bulunan örnekleri de
bulunmaktadır (Resim 1, Çizim 2).

1.2.
Mutfak Kapları
Hamur:
Açık kahverengi veya kırmızı renkli hamurları çoğunlukla ince kumlu,
yoğun orta boy siyah taşçık katkılıdır. Bazı örneklerde seyrek orta
boy taşçık ile yoğun organik katkı görülür.
Yapım
Tekniği:
Kapların tamamı çarkta biçimlendirilmiş, yüksek ısıda ve sert
pişirilmiştir. Yüzey; bazı örneklerde içte ve dışta ıslak
sıvazlamalı, bazı örneklerde ise içte yalın, dışta ıslak
sıvazlamalıdır. Az sayıdaki örnekte, dış yüzey kırmızı-siyah,
siyah-gri veya kahverengi-gri renklerde alacalıdır.
Kap Tipleri:
Mutfak seramiği
türünde fazla kap tipi çeşitliliği saptanamamıştır. En yaygın kap
tiplerini, çift dikey kulplu, kısa boyunlu, şişkin gövdeli ve geniş
düz dipli çömlekler ile bu kaplara ait kapaklar oluşturmaktadır
(Çizim 2).
Bezeme:
Çoğunlukla boyun, gövde veya kapak kısımlarında tek veya belirli
aralıklarla yinelenen birbirine paralel çizgiler ya da dalgalı hat
şeklinde çizgi bezek yer alır.
1.3. Kırmızı Astarlı
Seramik
Hamur:
Kırmızı veya açık kahverengi renkli ince kumlu hamurlar, seyrek orta
boy siyah taşçık ve organik katkılı ya da seyrek orta boy siyah
taşçık ve kireç katkılıdır. Bazı örneklerde taşçıklar kap yüzeyinde
görülebilmektedir.
Yapım Tekniği: Çarkta biçimlenen seramikler yüksek ısıda ve sert pişirilmiştir.
Kaplar genellikle kalın kırmızı astarlı ve perdahlıdır. Az sayıda
örnekte ince sürülen astarın dış yüzeyde aşındığı görülür. Bazı
örmeklerde astar iç yüzeye uygulanmış, dış yüzey yalın
bırakılmıştır. Testi gibi kapalı formlarda astar sadece kabın dış
yüzüne uygulanmıştır. Bir kaç örnekte kap gövdelerinin alt kısımları
astarsızdır. Küplerlerin çoğunluğu ile az sayıdaki çanak ve çömlek
üzerinde silindirik veya damga mühürle yapılan baskı bezekle
karşılaşılır. Bazı örneklerde baskı bezekler üzerine, bazı
örneklerde ise baskı bezeklerin zeminlerine astar sürülmeyerek renk
karşıtlığı yaratılmış ve motifler vurgulanmıştır.
Kap Tipleri:
Kırmızı astarlı
kapları; çanak, kâse, çömlek, küp ve testi gibi formlar ile bu
kaplara ait dip ve kapaklardan oluşmaktadır. En yaygın görülen
formlar, sığ çanaklar ve kısa boyunlu ya da boyunsuz şişkin gövdeli
çömleklerdir (Çizim 3). Çömlekler geniş düz dipliyken, çanak ve kâse
gibi küçük kaplar çoğunlukla halka ya da düz kaide diplidir.

Bezeme:
Kırmızı astarlı seramik türünde kazıma, baskı, barbutin ve kakma
tekniğinde bezemeyle karşılaşılır. Az sayıda çanak ile yoğunlukla
çömleklerin ağız kenarlarının alt kısımları, boyun veya boynun alt
kısımları ile gövdenin boyna yakın bölümlerinde paralel yiv veya
dalgalı hat şeklinde çizi-kazıma bezekler yer almaktadır.
Kırmızı astarlı kaplar içinde kabartma
bant üzerine baskı bezekli seramik grubu dikkat çekicidir. Kabartma
bantlar genellikle cidar kalınlığı 1 santimetrenin üzerindeki çömlek
ve küpler üzerinde görülür. Kabartma bantlar, 2 ile 5 cm. arasında
değişen genişlikte ve 0.1 ile 0.5 cm. arasında dışa çıkıntılıdır.
Bazı örneklerde, gövdedeki yatay kabartma bantlarla birlikte,
gövdenin üst kısımlarında, bazı örneklerde ise kulplar üzerinde
dikey şeritler hâlinde baskı bezek yer almaktadır.

Baskılarda silindir veya damga mühür kullanılmıştır.
Kapların bezenmesinde figürlü, geometrik, bitkisel, yazı, kullanım
eşyaları ve mimari unsurlar gibi farklı motifler kullanılmıştır
(Resim 3). Figürlü bezemede iki farklı üslup saptanmaktadır. İlk
üslup daha şematik ve stilizedir. Figürler dış hatları ile
ayrıntısız verilmiş, vücut oranlarına dikkat edilmemiştir. Daha az
sayıdaki kapta görülen ikinci üslupta ise, bezeme gerçeğe daha
yakındır. Figürlerde oranlara dikkat edilmiş, vücutlar daha
ayrıntılı verilmiştir. Figürlü süslemede insan, kuş, geyik, at,
aslan, köpek, boğa ve keçi gibi figürlerle karşılaşılır. Yüz veya
giysilerinde kimlik belirten ayırt edici bir unsur bulunmayan üçgen
vücutlu insan figürleri cepheden, hayvan figürleri ise yandan
betimlenmiştir. Kaplarda, mühür türüne göre değişen iki farklı
geometrik bezeme görülür. Silindir mühürlerle yapılan geometrik
bezemeler, figürlü iki sahneyi birbirinden ayırmak veya dolgu motifi
olarak kullanılmıştır. Motifler genellikle paralel iki çizgi arasına
yerleştirilen üçgenler ile dairelerden oluşur. Dolgu olarak ise iç
içe daire motifleri kullanılmıştır. Damga mühürlerle yapılan
geometrik bezemelerin, kompozisyon içinde sahneleri ayıran bir
işlevi yoktur. Genellikle şeritler hâlindeki tekerlek, iç içe daire
ve farklı kol sayılarındaki yıldızlardan oluşan bu motifler kabın
bezemesini oluşturur. Bitki motifleri, birbirini takip eden hayvan
veya karşılıklı duran hayvanlar arasına yerleştirilmiş, ince bir
dalın iki yanındaki yapraklardan ibarettir. Kullanım eşyaları,
kompozisyonun bir unsuru olan veya figürlerinin ellerinde tuttukları
nesnelerdir. Bunlar, içi yuvarlak meyvelerle dolu ayaklı kâseler,
haçlar, ayaklı eşkenar dörtgen biçiminde belirtilen nesneler ile
insan figürlerinin ellerindeki kargılardır. Bazı figürlerin
ellerinde asaya benzer tanımlanamayan nesneler vardır. Mimari unsur
olarak ise burmalı sütunlar görülmektedir. Bu sütunlar, sahneleri
birbirinden ayırmak için kullanılmıştır.

Kırmız astarlı bir örnekte kakma ve kazıma tekniği ile yapılan
farklı bir bezeme ile karşılaşılır (Resim 4). Bu örnekte düz ve
baklava oluşturacak şekilde çapraz olarak çizilen ince şeritlerin
kesişme noktalarına kobalt ve firuze renkli sırlı seramik parçaları
kakılmıştır.

2. Sırlı Seramik
Hamur:
Ani’deki sırlı
seramiklerde kırmızı ve beyaz olmak üzere iki farklı hamur tipi
görülür. Genellikle tek renk sır, kazıma, geniş ve derin oyma,
renkli sır altına astar boyama ve bazı sır altı boyalı örneklerde
kullanılan ince kumlu kırmızı hamurların; katkısız, seyrek küçük ve
orta boy taşçık veya kireç katkılı çeşitleri saptanmıştır. Sert
pişirilmiş ve tam okside olmuşlardır.
Bazı tek renk sırlı, sır altı boyalı ve tek renk sırlı
kabartma örnekler ile sır üstü lüster ve minai tekniğindeki
seramiklerde karşılaşılan çok ince kumlu, temiz beyaz hamurlar ise
ince organik katkılıdır. Oldukça sert pişirilmiş ve tam okside
olmuşlardır.
Yapım Tekniği:
Birkaç küçük boyutlu kap dışında tümü çarkta biçimlenen
seramikler; tek renk sır, tek renk sırlı kabartma, kazıma, geniş ve
derin oyma, renkli sır altına astar boyama, sır altı boyama minai ve
lüster tekniklerinde üretilmiştir.
Tek renk sır, kazıma, geniş ve derin oyma ve renkli
sıratlı astar boyama tekniğindeki örnekler genellikle beyaz
astarlıdır. Birkaç örnekte krem rengi astarla karşılaşılır. Astar
genellikle yoğun ve kalın bir tabaka hâlinde uygulanmıştır.
Seramiklerde yeşil ve tonları daha yoğun olmak üzere
şeffaf, açık mavi, yeşil, sarı ve hardal renkli sırlarla
karşılaşılır. Sır genellikle kabın sadece iç yüzeyine uygulanmış,
dış yüzey yalın bırakılmıştır. Az sayıda örnekte hem iç, hem de dış
yüzey sırlıdır. Bazı örneklerde dış yüzeyde sadece kap kenarlarının
sırlandığı görülür. Az sayıda örnekte iç ve dış yüzeyde farklı
renkte sır kullanılmıştır. Sır altı boyama tekniğindeki seramiklerde
genellikle siyah, kahverengi veya yeşil renk boyama görülür. Tümü
beyaz hamurlu olan lüster ve minai tekniklerinde üretilen kaplarda
opak beyaz sır kullanılmıştır. Kapların hem iç hem de dış yüzeyleri
sırlıdır.
Kap Türleri:
Sırlı seramiklerde yoğunlukla
çanak, çömlek, kâse, testi ve bu kaplara ait diplerle karşılaşılır
(Çizim 5).. Sırlı bir örnek ise kürevi-konik gövdeli kap formundadır [3].

Bezeme:
Ani’deki sırlı seramiklerde farklı teknik ve türde
bezemelerle karşılaşılır. Tek renk sırlı seramikler genellikle
bezemesizdir. Kazıma ile derin ve geniş oyma tekniğinde üretilen
seramiklerde bezeme genellikle kap içlerindedir. Sadece testi formlu
bir kapta dış yüzeyde bezeme tespit edilmiştir (Resim 5). Kapların
ağız kısımları genellikle bezemesizdir. Az sayıda örnekte ağızda
serbest elle yapılan çizi-kazıma bezek yer alır.

Kap içlerinde genellikle şeritler hâlinde çizi-kazıma
bezek görülmektedir. Bazı örneklerde şeritler boş bırakılmış, bazı
örneklerde ise şeritlerin içerisine daire veya dikdörtgen biçimli
geometrik formlar ile çeşitli şekillerde kıvrımlar oluşturan çizi
bezeme yapılmıştır. Kapların düzleşen dip kısımları basit geometrik,
bitkisel, spiral ya da kıvrım dalı andırır çizgisel motiflerle
bezelidir. Kap diplerine yapılan çiçek, spiral, yıldız veya baklava
motifleri diğerlerine göre daha düzgün ve iyi tasarlanmıştır (Çizim
6). Bir kapta tespit edilen kuş tasviri kazıma tekniği ile yapılmış
figürlü tek örnektir.

Renkli sır altına astar boyama tekniğindeki seramik
örnekleri, bezemeleri açısından kazıma tekniğindeki örneklere göre
daha özenlidir. Örneklerin çoğunluğunda kıvrım dal ve yapraklardan
oluşan bitkisel motifler tercih edilmiştir. Bazı örneklerde
motifler, kap yüzeyini dolduran veya bölümleyen geometrik formlar
oluşturmaktadır (Resim 6).

Sır altı boyama tekniğindeki seramiklerde hamur
tiplerine göre değişen farklı bezeme üslupları görülür. Kırmız
hamurlu örneklerin tamamına yakınında serbest elle yapılan
çizi-kazıma tekniğindeki basit bitkisel ve geometrik motifler yeşil
veya kahverengi boyalarla boyanmıştır. Bazı örneklerde boyaların
fırça ile sürülmeyip akıtıldığı görülür. Beyaz hamurlu örneklerdeki
sır altına siyah boya ile yapılan bitkisel ve figürlü bezemeler daha
itinalıdır. Bu örneklerden Kars Müzesi’nde bulunan bir tabakta kap
yüzeyi dört bölüme ayrılmış, bu bölüntülerin ortalarına, aynı yöne
bakan, kanatları hafif açık, ayakları baklavalar oluşturup kap
merkezinde birleşen uzun bacaklı ve gagalı kuş figürleri
yerleştirilmiştir. Kabı bölümleyen hatların kenarlarında ise kıvrım
dal ve rumilerden oluşan bitkisel bezeme yer alır (Çizim 7).

Testi formundaki diğer bir kabın boyun kısmındaki şerit
içine yazı taklidi motifler, gövdesine ise bitki motifleriyle
dönüşümlü olarak kullanılan, bir bitki motifinin iki yanındaki,
birbirlerine veya yanlara doğru bakan kuş figürleri
yerleştirilmiştir (Resim 7).

Tek renk sırlı kabartma tekniğinde bezeli seramiklerden
üçünde farklı şekillerde biçimlenmiş insan yüzlerine (Resim 8), bir
seramiğin ele geçirilen ağız kısmında ise sülüs yazıya yer
verilmiştir.

Ani’de minai en az görülen tekniklerden biridir. Minai tekniğindeki
aynı kaba ait olduğu anlaşılan parçalarda kırık çizgi ve taklit küfi
yazı düzenlemeleri ile karşılıklı yerleştirilen kuşlardan oluşan
figürlü süslemeye yer verilmiştir (Resim 9).

Ani’deki lüster örnekler bezemeleri açısından daha
önemli bir grup oluşturmaktadır. Bu örneklerden günümüzde Kars
Müzesi’nde korunan bir kâse hem iç, hem de dış yüzey bezemesi ile
dikkat çekicidir. İçte, kâsenin dip kısmında yuvarlak bir madalyon
içinde figürlü, kenarlarında ise şeritler hâlinde düzenlen figürlü,
bitkisel ve yazı taklidi bezeme vardır. Dip kısmındaki yuvarlak
madalyonun ekseninde zemin çizgisi üzerinde bir ağaç yer alır.
Ağacın iki yanında zemin çizgisi üzerine yerleştirilmiş, türleri tam
olarak saptanamayan, ağaca dönük birer kuş ile bağdaş kurarak oturan
iki insan figürü bulunmaktadır. Ağaçtan çıkan ince, çiçekli bahar
dalları iki yana eğilerek insan figürlerinin üzerini örtmektedir.
Profilden verilen figürler bitkisel motiflerle bezenmiş elbiseler
giymiştir. Tabağın kenarlarında farklı genişliklerdeki dört şerit
vardır. Diğerlerine göre daha geniş olan içteki ilk şeritte tığ
şeklinde çıkıntıları olan daire biçimli motifler, ikinci şeritte ise
çevresi bitkisel motiflerle doldurulan ve türleri tam olarak
saptanamayan hayvan figürleri bulunmaktadır. Üçüncü şerit boş
bırakılmıştır. Dördüncü şeritte küfi yazı düzenlemesi vardır (Resim
10). Tabağın dış yüzeyi yaklaşık eş boyutlu iki şeride bölünmüş,
şeritlerin içleri düğümler oluşturarak ilerleyen çizgisel bezemeyle
doldurulmuştur (Çizim 8).


Ani’deki lüster seramikler içinde en
dikkat çekici olanları çarşı kazısında ele geçirilen sekiz kollu
yıldız biçimli bir çini ile, I Numaralı Konut kazısında bulunan
sekiz kollu yıldız biçimli bir çiniye ait parçadır. Çarşı kazısı
sırasında bir küpün içerisinde tam olarak ele geçirilen sekiz kollu
yıldız biçimli çininin kenarlarında ince şerit hâlinde nesih hat ile
Farsça bir beyit yer almaktadır (Resim 11).


Ey sevdiğim, zulüm görmüş iki gözüm
niçin yaşla dolu olduğunu bilir misin?
Çünkü
gözbebeğim senin dudağından su alır (?) …
Bu
yolculuk aklıma gelince benim gönlüm hep hoş olur.
Su gibi akmakta olan gül renkli
gözyaşım, onun yüzünden cömertliğiyle akmaktadır [4].
Çininin alt kısmında, eksende zemin çizgisi de oluşturan su unsuru
ve üzerinde bir servi ağacı yer alır. Servinin iki yanına
birbirlerine dönük, başları haleli iki figür yerleştirilmiştir. 3/4
profilden gösterilen uzun saclı figürlerde Uygur prens ve
prenseslerinde görülen başlık ve saç tuvaleti görülür. Ablak yüzler,
ince kaşlar ve çekik gözler dikkat çekicidir. Figürlerden biri
altıgen şeklinde (bağa kabuğu) bölümlenmiş, diğeri ise bitkisel
dekorlu elbise giymiştir.
Ani’deki lüster seramikler içindeki diğer iki önemli
örnek çarşı kazında ele geçirilen haç formlu (Resim 12) bir çiniye
ait olduğu anlaşılan parça ile üzerindeki pulları nedeniyle leopar
olması muhtemel hayvan biçimli bir kulptur (Resim 13). Haç biçimli
çiniye ait parça üzerinde kıvrım dal, palmet ve rumilerden oluşan
bitkisel bir bezeme yer almaktadır.

Değerlendirme
Ani’de 1998-2005 yılları
arasında sürdürülen kazı çalışmalarında, çok ayıda farklı tür ve
tipte seramik ele geçirilmiştir. 1908-1917 yılları arasında Marr
tarafından yapılan kazılar da dahil bugüne kadar yapılan
çalışmalarda, bir kaç üçayak dışında seramik üretimi yapıldığını
kanıtlayacak bir fırın bulgusuna rastlanmamıştır. Ani ve yakın
çevresinde ele geçirilen buluntular, bu bölgede seramik üretim
yapılan bir merkez olması gereğini ortaya koymakla birlikte, bu
merkez henüz tespit edilememiştir. Marr [5],
en azından bir bölümünün Ani’de üretilmiş olabileceği kanaatini
belirtilse de, mevcut verilerle Ani seramiklerinin üretim yerleriyle
ilgili kesin bir kanaat belirtmek zordur.
Ani’de 1998-2005 yılları arasında
yapılan kazılarda bulunan seramikler sırlı ve sırsız olmak üzere iki
ana grup oluşturur. İlk grubu oluşturan sırsız örneklerde
yalın-basit, mutfak kapları ve kırmız astarlı olmak üzere üç tür
saptanmıştır. Bu türler içinde yalın-basit seramik ve mutfak kapları
bütün kazı alanlarında karşılaşılan en yaygın buluntu grubunu
oluşturur. Kap tipleri açısından ortak özellikler gösteren
yalın-basit seramik ve mutfak kapları hakkında ayrıntılı
çalışmaların olmaması tarihlendirilmelerini zorlaştırmakla birlikte,
Ani şehrinin tarihî gelişimi dikkate alınarak 9. ile 14. yüzyıl gibi
geniş bir zaman dilimi arasına yerleştirmek gerekir.
Yalın basit seramik türü içinde
ayrı bir tip oluşturan ve az sayıda örneği bulunan kürevî-konik
gövdeli sıvı kapları çarşı kazısı sırasında topluca ele
geçirilmiştir. Birkaç örneği Marr [6]
tarafından yapılan kazılarda da bulunan bu tür kapların benzer
örnekleriyle Ermenistan’da Dvin[7],
Nahcivan’da Ören Gala [8],
İran’da Rey [9]
ve Anadolu’da Samsat [10]
gibi birçok merkezde karşılaşılmakta ve çoğunlukla 10.-13. yüzyıllar
arasına tarihlendirilmektedir. Ani örneklerini buluntu yerini de
dikkate alarak 12.-13. yüzyıllara tarihlemek uygun olacaktır.
Ani’deki sırsız seramikler
içinde kırmızı astarlı ve baskı bezekli seramikler üzerinde önemle
durmak gerekir. Mühürle baskı bezeme yapımı, Neolitik Çağdan
itibaren Anadolu, Mezopotamya ve İran'da yaygın bir kullanım alanına
sahiptir. Ani'deki baskı bezekli seramiklerin erken örneklerle motif
ve kompozisyon açısından benzerliği yoktur. Buna karşın Ani’de
bulunan baskı bezekli kaplar ile, 11. yüzyıla tarihlendirilen Dvin[11]
ve 12.-13. yüzyıllara tarihlendirilen Nahcivan Ören Gala [12]
seramikleri arasında form, motif ve kompozisyon açısından yakın
benzerlik vardır. Ani’deki baskı bezekli, kırmız astarlı ve parlak
perdahlı seramikler yüzey buluntusu olarak ele geçirilenlerin
dışında Büyük Hamam, Küçük Hamam, çarşı ile I ve II Numaralı Konut
kazılarında açığa çıkarılmıştır. Büyük Hamam en geç 1092 yılına [13],
Küçük Hamam, çarşı ve konutlar ise 11.-13. yüzyıl arasına
tarihlendirilmektedir. Bu tarihler Dvin ve Ören-Gala'da ele
geçirilen seramiklerin tarihleri ile paralellik gösterir. Bu veriler
ışığında baskı bezekli, kırmızı astarlı ve perdahlı Ani kaplarını
11.-13. yüzyıllar arasına tarihlemek uygun görünmektedir
[14].
Ani seramiklerinin ikinci grubunu sırlı seramikler
oluşturur. Sırlı seramiklerde tek renk sır, kazıma, geniş ve derin
oyma, renkli sır altına astar boyama ile lüster ve minai tekniğinde
örneklerle karşılaşılır. Bu örneklerden tek renk sır, kazıma, geniş
ve derin oyma, renkli sır altına astar boyalı olan kırmızı hamurlu
örnekler çok geniş bir coğrafyada 9. yüzyıldan itibaren yaygın
olarak görülen seramik tipleridir. Bu nedenle bu seramikleri kesin
olarak tarihlemek ve nereden geldiklerinin tespiti zordur. Ancak
Ani’de çarşı, I ve II Numaralı Konut, Büyük Hamam, Küçük Hamam gibi
kazı alanlarında yoğun olarak ele geçirilen ve yerel atölyelerde
üretildiklerini düşündüğümüz bu seramikleri 11.-14. yüzyıllar
arasına yerleştirmek uygun olacaktır [15].
Ani’de az sayıda buluan sır altı siyah boyalı ve tek renk sırlı
kabartma örneklerle minai ve lüster tekniğindeki seramiklerde beyaz
hamur kullanılmıştır. Diğer sırlı örneklerden hamurları açısından
farklılaşan bu seramiklerin ithal mallar olduğunu düşünmek gerekir.
Sır altı siyah boyalı örneklerden Kars Müzesi’ndeki iki seramik,
kuşlu bezemeleri ile Ahlat ve Nahcivan Ören-Gala’da ele geçirilen
seramiklere benzerlik gösterir. Ahlat kazılarında açığa çıkarılan ve
13. yüzyıla tarihlendirilen kuşlu iki örnek [16]
ile 12. yüzyılın sonları ile 13. yüzyılın başlarına tarihlenen kuşlu
bir Ören Gala [17]
seramiği, Ani’deki örnekleri 13. yüzyıl içerisine yerleştirilmemize
olanak sağlar.
Ani kazılarında ele geçirilen tek renk sırlı üç parçada görülen
insan yüzü şeklindeki kabartmaların benzerleri Marr tarafından
yapılan kazılarda da bulunmuştur. Marr tarafından açığa çıkarılan
tamama yakın bir kap, bu yüzlerin kabın dış yüzeyinde belirli
aralıklarla tekrarlanan kabartmalar olduğunu göstermektedir [18].
Bu tür kabartma desenli seramiklerin erken örnekleriyle Suriye’de
Rakka, İran’da ise Keşan, Rey ve Nişapur gibi merkezlerde 12.
yüzyıldan itibaren karşılaşılmaktadır [19].
Bu seramiklerin Doğu Anadolu’daki örnekleri ise 11. yüzyıl ile 13.
yüzyıl arasına tarihlendirilmektedir [20].
Bu örneklerden hareketle Ani’deki kabartma bezekli seramikleri
11.-13. yüzyıla yerleştirmek mümkündür.
Ani’de minai tekniğinde tek bir kap ele geçirilmiştir.
Kap üzerindeki zikzaklar ile sahte çiçekli küfi yazı düzenlemeleri
12.-13. yüzyıllarda Keşan’da üretilen minailerle benzer özellikler
gösterir [21].
Bu örneklerden hareketle Ani’de bulunan minai parçaları 12. yüzyılın
sonları ile 13. yüzyılın başlarına tarihlemek gerekir.
Lüster seramiklerin tarihlendirilmesi motif ve
kompozisyon özellikleri dikkate alınarak daha kesine yakın olarak
yapılabilmektedir. Kars Müzesi’nde bulunan kâsenin (Resim 9) yakın
örnekleri 1170-1220 yılları arasında Keşan’da üretilen lüsterlerdir [22].
Gerek kâsenin içinde yer alan ağaç ve insan tipleri, gerekse kâsenin
dış bezemesi ile Keşan lüsterleri arasındaki yakın benzerlik, bu
kâsenin 1170-1220 yılları arsında Keşan’da üretilen bir kap
olabileceğini ve buradan ithal edildiğini düşündürmektedir. Aynı
tarihler haç biçimli çini parçası için de önerilebilir.
Lüster tekniğindeki diğer bir örnek olan sekiz kollu
yıldız biçimli çinin yakın örnekleriyle yine İran’da
karşılaşılmaktadır. Abaka Han’ın (1265-1281) Taht-ı Süleyman’daki av
köşkünde yer alan kenarları nesih yazılı yıldız biçimli çiniler bu
örneklerdendir. Bu örneklerin bazılarında han ve hatun yan yana
oturmakta ve altta bir su unsuru yer almaktadır. Bazı örneklerde ise
farklı türde hayvan figürlerine yer verilmiştir [23].
Kenarlarında yazı şeritleri bulunan bu örnekler Ani’de ele geçen
sekiz kollu yıldız çininin İran menşeili ve 13. yüzyılın sonları ile
14. yüzyıl başlarına ait olduğunu göstermektedir.
KAYNAKÇA
-
BALKAN, K.,
“Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah’ın Adı Anılan İki Anî Parası”,
Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi, I (1981), s.
47-54.
-
BİLİCİ, S.,
“Sırlı Seramik Sanatı”, Anadolu Selçukluları ve Beylikler Dönemi
Uygarlığı 2, Ankara 2006, s. 520-521.
-
BULUT, L.,
“Kabartma Desenli Samsat Ortaçağ Seramikleri”, Sanat Tarihi
Dergisi, 7(1994), 1-18
-
DARK, K.,
Byzantine Pottery, Charleston 2001.
-
DJANPOLADYAN,
R.M., “Sferokoniçeskie Sosodi iz Dvina I Ani”, Sovetskaya
Arheologiya, 1(1958), s. 201-213.
-
EFENDİ, R.,
Azerbaycan’ın Dekoratif Senetleri, Bakü 1976.
-
ETTINGHAUSEN,
R., “The Uses of Sphero-Conical Vessels in The Muslim East”,
Journal of Near Eastern Studies, 24 (1965), s. 218-229.
-
GRUBE, E.
J., “Raqqa-Keramik in der Sammlung des Metropolitan Museums in
New York, Kunst des Orients, 1/5 (1963), s. 42-78.
-
GRUBE, E.
J., İslamic Pottery of the Eight to the Fifteenth Century in the
Keir Collection of Hans P. Kraus, New York.
-
GUZALİAN, L.
T., “Paleoepigraficeskie Materiali iz Raskopok Oren-Kala”,
Srednevekovie Pamyatniki Azerbaidjana, Moskva 1965, s. 56-89.
-
KARAMAĞARALI, B., “Ani”, Eczacıbaşı Sanat Ansiklopesidi, I,
İstanbul 1998, s. 102-103.
-
KARAMAĞARALI,
N., “Ahlat Kazılarında Ortaya Çıkarılan Seramikler”, Hacettepe
Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yayınlanmamış Yüksek
Lisans Tezi, Ankara 1991.
-
MARR, N.,
Ani Knijnaya Istoriya Goroda i Raskopki Na Mecte Gorodişa,
Leningrad-Moskova 1934.
-
NAUMANN,
R-E., Takht-ı Süleyman, München 1976.
-
ÖNEY, G.,
“1978-79 ve 81 Yılı Samsat Kazılarında Bulunan İslâm Devri
Buluntularıyla İlgili İlk Haber”, Arkeoloji ve Sanat Tarihi
Dergisi, 1(1982), s. 71-80.
-
SOUSTIEL,
J., La Céramique Islamique, Paris 1985.
-
STEPHANİAN,
N.-N. A. TCHAKMATCHİAN, L’art Decoratif de L’Armenia Medievale,
Leningrad 1971.
-
ŞELKOVNİKOV,
B. A., Polivnaya Keramika İz Paskopok Goroda Ani, Erivan 1957.
-
WATSON, O.,
Ceramics From Islamic Lands, London 2004.
-
YAZAR,
T., -T. DEĞİRMENCİ, “Ani Kazılarında Ele Geçen Baskı Teknikli
Sırsız Seramikler”, I. Ortaçağ ve Türk Dönemi Kazıları
Sempozyumu 9-11 Nisan 1997, İzmir (Bildiriler), İzmir 1998,
151-161, Lev. 1-9.
[2] Kürevî-konik gövdeli kapların bazı örnekleri üzerinde sarı
astar boya görülmektedir. Bu tip kapların sırlı seramik türü
içerisinde yer alan örnekleri de vardır.
[3] Bu örnekte kullanılan kırmızı hamur, yalın-basit seramik
türü içindeki kürevî-konik gövdeli kapların hamurundan
farklıdır.
[4] Farsça metni Türkçeye çeviren Dr. Hicabi Kırlangıç’a
teşekkür ederim,
[5]
N. Marr, Ani Knijnaya Istoriya
Goroda i Raskopki Na Mecte Gorodişa,
Leningrad-Moskva 1934, s. 86-87, 94-96.
[6]
N. Marr, ay.es., res. 199-201.
[7]
R. M. Djanpoladyan; “Sferokoniçeskie Sosodi iz Dvina I Ani”,
Sovetskaya Arheologiya, 1(1958), s. 201-213.
[8]
L. T. Guzalian, “Paleoepigraficeskie Materiali iz Raskopok
Oren-Kala”, Srednevekovie Pamyatniki Azerbaidjana,
Moskva 1965, 2. 56-89, res. 21-22.
[9]
R. Ettinghausen, “The Uses of Sphero-Conical Vessels in The
Muslim East”, Journal of Near Eastern Studies, 24
(1965), s. 218-229.
[10]
G. Öney, “1978-79 ve 81 Yılı Samsat Kazılarında Bulunan
İslâm Devri Buluntularıyla İlgili İlk Haber”, Arkeoloji
ve Sanat Tarihi Dergisi, 1(1982), s. 71-80; L.
Bulut, “Kabartma Desenli Samsat Ortaçağ Seramikleri”,
Sanat Tarihi Dergisi, 7(1994), 1-18.
[11] N. Stephanian-N. A. Tchakmatchian, L’art Decoratif de
L’Armenia Medievale, Leningrad 1971, 30, res. 58.
[12]
R.Efendi, Azerbaycan’ın Dekoratif Senetleri,
Bakü 1976, s. 34, res. 11.
[13]
K. Balkan, “Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah’ın Adı
Anılan İki Anî Parası”, Selçuk Üniversitesi Edebiyat
Fakültesi Dergisi, I (1981), s. 47-54.
[14] Bk. T. Yazar-T. Değirmenci, “Ani Kazılarında Ele Geçen Baskı
Teknikli Sırsız Seramikler”, I. Ortaçağ ve Türk
Dönemi Kazıları Sempozyumu 9-11 Nisan 1997, İzmir
(Bildiriler), İzmir 1998, 151-161, Lev. 1-9.
[15]
Marr tarafından yapılan kazılarda ele geçirilen
örnekler için bkz. B. A. Şelkovnikov, Polivnaya Keramika
İz Paskopok Goroda Ani, Erivan 1957. Benzer örnekler icn.
Bk. J. Soustiel, La Céramique Islamique, Paris 1985; K. Dark,
Byzantine Pottery, Charleston 2001; O. Watson, Ceramics
From Islamic Lands, London 2004.
[16]
N. Karamağaralı,” Ahlat Kazılarında Ortaya Çıkarılan
Seramikler”, Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler
Enstitüsü, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Ankara 1991, s.
264-65, 275-76, res. 63, 69
[17] L. T. Guzalian, a.g.m., s. 75, res. 41.
[18]
B. A. Şelkovnikov, a.g.m., s. 51-53.
[19] E. J. Grube, “Raqqa-Keramik in der Sammlung des Metropolitan
Museums in New York, Kunst des Orients, 1/5 (1963),
s. 42-78; İslamic Pottery of the Eight to the Fifteenth
Century in the Keir Collection of Hans P. Kraus, New
York, 165-169.
[20]
L. Bulut, a.g.m, s. 17; S. Bilici, “Sırlı
Seramik Sanatı”, Anadolu Selçukluları ve Beylikler Dönemi
Uygarlığı 2, Ankara 2006, s. 520-521.
[21]
O. Watson, a.g.e., s. 363-369.
[22]
O. Watson, a..e., s. 348, 353.
[23]
R-E. Naumann, Takht-ı Süleyman, München 1976,
levha 5a-b.
|